Kadınlarda jinekolojik kontrol

KISIRLIĞI ÖNLEMEK
KISIRLIK (İNFERTİLİTE) NASIL ÖNLENİR?

Kısırlık problemi yaşayan çiftlerde sorun kadın veya erkekte eşit oranda saptanabilmektedir, bazen her iki kişide de sorun saptanabilmektedir. Kısırlık problemi yaşayan çiftlerin yaklaşık %10-15’inde ise ne kadında ne erkekte hiçbir sebep satnamamamaktadır. Kısırlık ve nedenleri hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Kısırlığın kadına ve erkeğe ait çok çeşitli nedenleri olabilmektedir, bu nedenlerden bazıları önlenebilir en azından riski azaltmak için bazı önlemler alınabilir niteliktedir ancak bazı nedenler (doğuştan olanlar gibi) önlenemez niteliktedir.

Bireylerde veya bir toplumda kısırlık (infertilite) problemine neden olabilecek riskleri önlemek veya en aza indirebilmek için bazı önlemler alınabilir, aşağıda bu önlemlerden bazıları sıralanmıştır.
– Sigara, alkol, uyuşturucu madde gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak.
– Stresten uzak durmak
– Sağlıklı beslenme kurallarına özen göstermez, aşırı kilo almamak.
– Kadınların yılda bir düzenli jinekolojik kontrol muayenesi olması bazı hastalıkların erken teşhisi sayesinde kısırlığın önlenmesini sağlayabilir.
– Cinsel ilişki ile geçen bazı hastalıklar PID gibi hastalıklara neden olarak kadın ve erkekte infertilite problemine neden olabilir. Bu nedenle bu tür hastalıklar açısından risk oluşturabilecek ilişkilerden uzak durmak veya kondom kullanmak önemlidir.
– Güvenilir olmayan cinsel ilişkilerde kondom (prezervatif) kullanmanın yaygınlaştırılması ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi için kampanyalar yapılmalıdır.
– Toplumda cinsel yolla geçen hastalıklar açısında risk altında bulunnan bireyler düzenli aralıklarla sağlık taramasından geçirilmelidir.
– Yaşın ilerlemesi ile özellikle kadınlarda üreme potansiyeli azaldığı için evlenme ve hamilelik ile planları yaparken yaş faktörünü de göz önünde bulundurmak gerekir. (bkz: kadının yaşı…, erkeğin yaşı…)
– Kimyasal maddelerle ilgili bir iş yerinde çalışıyorsanız bu maddelerin solunmasının veya temas etmenin kısırlık ile ilgisi var mı araştırmalısınız.
– Erkeklerde inmemiş testis veya varikosel gibi sperm kalitesini azaltacak hastalıkların erkenden tespit ve tedavi edilmesi.
– Okul, askeri birlikler gibi alanlarda topluma üreme sağlığı konusunda bilgi verilmesi.

Kısırlık nasıl anlaşılır

KISIRLIK BELİRTİLERİ NELERDİR?

Kısırlık belirtileri nelerdir? Kısırlık nasıl anlaşılır? gibi sorular yeni evlenmiş olan veya hamile kalamayan hastalarımızdan sık duyduğumuz bir sorudur. Kısırlık yani infertilite gebelik isteyen çiftlerde12 ay boyunca düzenli ilişkiye rağmen gebelik olmaması durumudur yani kısırlık (infertilite) belirti veren bir hastalık değildir, bazı hastalıklar veya bazı patolojiler nedeniyle oluşan bir problemdir. Bu nedenle yeni evlenmiş bir çiftte kısırlık olacağına dair bir belirti beklenemz zaten tanım gereği bu çift evliliğinin 12. ayını bitirmeden kısırlık durumundan söz edilemez. Burada bahsedilen 12 ay boyunca düzenli ilişki özellikle adet ortası dönemlerde (yumurtlama günlerine yakın) haftada 2-3 kere ilişkiye girilmesidir. Kadın ve erkeğin zaman zaman uzak şehirlerde bulunması, arada bir kaç ay ayrı kalmaları gibi durumlarda gebelik olmasa dahi kısırlık durumundan söz edilemez, kesintisiz 12 ay birlikte yaşamaları ve düzenli ilişkide bulunmaları gerekir.

Kadınlarda 4 çeşit östrojen hormonu

ÖSTROJEN HORMONU
Östrojen hormonu kadınlarda ve erkeklerde bulunan seks hormonlarından birisidir. Erkeklerde çok
düşük düzeylerde bulunur. Kadınlarda üreme fonksiyonları ve menstrüel siklus üzerinde önemli etkileri vardır.18 karbonlu (C18) steroid yapıda hormonlardan birisidir ve temel yapı taşı kolesteroldür. Östrojenler esas olarak overlerde (yumurtalıklarda) üretilir ve periferik dokularda (yağ dokusunda) androjenlerden aromatizayonla elde edilir.

1929 yılında Adolf Friedrich Johann Butenandt ve Edward Adelbert Doisy östrojen hormonunu ilk olarak izole eden bilim adamı olmuşlardır. Adolf Friedrich Johann Butenandt seks hormonları üzerine olan çalışmalarından dolayı 1939 yılında Nobel kimya ödülüne layık görülmüştür (kaynak 1, 2).

Kadınlarda 4 çeşit östrojen hormonu bulunur:
Östron (Estron, E1): Zayıf östrojenik aktivitesi vardır.
Östrdiol (Estradiol, E2): En güçlü östrojendir. Üreme çağındaki kadınlarda en fazla üretilen östrojen östradioldür.
Östriol (Estriol, E3): En zayıf östrojenik aktivitesi olandır. E2 ve E1’in matabolik son ürünüdür. Direk olarak overden salgılanmaz.
Östetrol (Estatrol, E4): Fetus karaciğerinde sentezlenir . Gebelik dışında erişkin kadın vücudunda bulunmaz.

Androstenedionun aromatizayonu ile üretilen östrojen Östron (E1)’dur. Testosteronun aromatizasyonu ile elde edilen östrojen östradiol (E2)’dür. Bu reaksiyonlarda rol alan enzim aromataz enzimidir. Bu reaksiyonlarda overlerde E1 ve E2 oluşurken; yağ, kas gibi periferik dokularda E1sentezlenir. E1 ve E2 birbirine 17-beta-hidroksisteroid dehidrogenaz emzimi ile dönüştürülebilmektedir.

Östrojen hormonunun kadın vücudundaki etkileri:
– Vajen epitelinde proliferasyon ve glikojen depolanmasını arttırır. Bu sayede vajende pH azalır yani asidik ortam oluşur. Vajende östrojen etkisi ile süperfisial hücre hakimiyeti sağlanır.
– Servikal mukusun pH’ını arttırır yani alkali hale getirir, bu sayede spermin serviksten geçmesini ve gebeliği kolaylaştırıcı etki gösterir.
– Servikal mukusun sıvı içeriğini arttırarak elastikiyetini arttırır, vizkozitesini azaltır. Bu sayede spermlerin serviksten rahim içerisine rahat geçmesini sağlar, bu östrojenin gebeliği kolaylaştırıcı fizyolojik bir etkisidir. Servikal mukusun elastikiyetinin azalması Spinn-Barkeit testini pozitif yapar. Ovulasyon (yumurtlama) zamanına yakın günlerde artan östrojen etkisi ile bu değişiklikler izlenir.
– Östrojen etkisi ile servikal mukusta sodyum klorür miktarı artar, bu da kristalziasyonuun artmasına ve eğreti otu görüntüsüne neden olur. Eğreti otu testi (Ferning testi) foliküle fazda ve gebelikte amnion sıvısı sızıntısı (EMR) varsa pozitifleşir; luteal fazla ve gebelik döneminde negatifleşir.
– Endometrium gland ve stromasında proliferasyon yapar
– Uterus (rahim) boyutlarının artmasını sağlar
– Endometriumda progesteron reseptörü oluşumunu arttırır.
– Tüplerde motiliteyi arttırır, gebeliği kolaylaştırıcı bir etkidir.
– Memelerde östrojen etkisi ile duktus gelişimi artar. (Progesteron lobüler ve alveolar doku gelişimini arttırır.)
– Pubertede kız çocuklarında meme gelişmesinde ve boy uzamasında etkilidir.
– Ovulasyon (yumurtlama) öncesinde artan östrojen pozitif feedback etki ile LH salınmasına neden olur, LH piki de ovulasyonu sağlar. Tersine FSH üzerine negatif feedback etki yaparak azalmasını sağlar.
– Vücutta su ve tuz tutulmasına neden olur.
– Kadında sekonder seks karakterlerinin gelişmesinde önemli rol oynar. Östrojen hormonu sentezlenemeyen kız çocuklarında adet görme başlamaz (amenore) ve meme gelişimi olmaz.
– Karaciğerde bağlayıcı proteinlerin ve pıhtılaşma faktörlerinin sentezi artar.
– Safra stazı ve safra salgısında kolesterol artışına neden olur.